Özgür Kalem
 Eylül 08, 2010, 06:18:41 ÖS
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
« Özgür KalemKonulara göre yazılarPolitik konular • Konu: Akıl ile Zekâ FARKI!Akıl mı, Zekâ mı? »
KonuAraçlar

Yazdır


 (Okunma Sayısı 180 defa) [1]

  Akıl ile Zekâ FARKI!Akıl mı, Zekâ mı?
« : Ocak 10, 2010, 09:32:59 ÖS » Gönderen: Alpaslan YalçınHazar
Akıl ile Zekâ FARKI!Akıl mı, Zekâ mı?

Ben, 40 yıl boyunca Türkçe'yi bilmiyormuşum(Öğretmenlerimden özür dilerim.)! 4 yıldır, Türkçe'yi öğrenmeye başladım! Sanırım, %50 civarında falanım! Ya, SİZLER?

Ben, ZEKİ bir İnsanım, AKILLLI değilim! Ya, SİZLER?

Hem ZEKİ, hem de AKILLI Lider/Öndere,
bence, en iyi örnek: Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

Bence; Deniz Baykal Zeki, Recep Tayyip Erdoğan Akıllı! Ya, SİZCE?

Sözün özü;

" Akla dönüştürülemeyen zekânın; anlamı, önemi, değeri OLMAZ!"
" Zekâ tek başına, İnsana zarar bile verebilir!"
" Zekâ yoksunu AKIL; Yağsız, baharatsız, sossuz Makarna gibidir!"
Hazar Deniz ALPASLAN

Son söz Atalarımızdan;
"Türk Milleti, Zekidir!"

Bu yazı, Türk Ulusu'nun Anayasanın Başlangıç Metni gereği; Türk Evlatlarına uygun gördüğü görev, yüklediği sorumluluk ve verdiği yetkiye dayanarak yazılmıştır.

Sağlıkla…


Türk Evladı Alpaslan
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yurttaşı
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 75,5 milyonda 1 ortağı, hissedarı, SAHİBİ.
Türkiye

**Eğer, bu yazı bilgilendirici ve bilinçlendirici ise; yazıyı, hem sanal, hem de gerçek dünyada, daha çok Türk Evladına ulaşmasını sağlayın.


Akıl: (Arapça kökenli) 1-Düşünme, anlama ve kavrama gücü, vs. 2-Hafıza, bellek 3- Öğüt, salık verilen yol. 4- Düşünce, kanı.

Akıllı: 1-Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan. 2- Karşısındakinin düşüncesizliğini belirtmek için söylenilen uyarma sözü. 3-(alay yollu) Düşüncesiz, aptal.

Akıllı düşününceye kadar, deli çocuğunu everir:
Kendini akıllı sananlar, çok kez akılsız diye tanınanlardan daha az başarı gösterir.

Us: Akıl

Usa vurma: 1-Akıl süzgecinden geçirmek, muhakeme. 2-(Felsefi) Bilinen veya doğru olarak kabul edilen belirli önermelerden başka önermeler çıkarma, uslamlama, muhakeme.

Usçu: 1-Usçuluk yanlısı(kimse), rasyonalist. 2- Aklını kullanmasını bilen.

Usçuluk: 1(Felsefi) Us bilgisine dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularla değil, düşünmede ve tümden gelimli çıkarmalarla bulan öğretilerin genel adı, akliye, rasyonalizm. 2-(Sosyolojik) Usa, ussal yargıya inanma, usa aykırı veya us dışı hiçbir şeyi tanımama tutumu, akliye, rasyonalizm. 3- (Sosyolojik) Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneysel genellemeden değil, yalnızca ustan çıkartılabileceğini savunan öğreti.

Bellek: (Psikolojik) Yaşananların, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, akıl, hafıza.

Kanı: İnanılan düşünce, kanaat.

Kanıma göre(veya kanımca): Düşünceme, inancıma göre.

Kanısında olmak: İnancında olmak, kanaatinde olmak.

Kanıya varmak: Belli bir kanı edinmiş olmak.

Kanaat,-ti: (Arapça kökenli) 1- Elindekinden hoşnut olma durumu, kanılılık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. 2- Kanma, inanma. 3- Kanış, kanı, inanç, düşünce.

Kanaat etmek: Yetinmek.

Kanaat getirmek: Kanmak, aklı yatmak, inanmak.

Zekâ: (Arapça kökenli) İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset.

Zeki: (Arapça kökenli) 1- Anlama, kavrama yeteneği olan, zekâsı olan, anlak, zeyrek. 2- Çabuk ve kolay kavrayan 3- Zekâ varlığı gösteren.

Anlak: Zekâ.

Anlaklı: (Psikolojik) Zeki.

Dirayet: (Arapça kökenli) Yetenek, beceriklilik, zekâ. 2- Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. 3- (Pedogojik) Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır. 4-(Pedogojik) Dışardan gelen etkiyi alabilme gücü.

Zeyrek: (Farsça kökenli) Anlayış, uyanık, zeki.

Zeyreklik: Anlayışlı, uyanık olma durumu, zekâ.

Feraset: (Arapça kökenli) Anlayış, seziş, sezgi, zekâ.

Anlayış: 1- Anlama biçimi, telâkki, zihniyet. 2- Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. 3- Hoş görme, halden anlama. 4- Ayırıcı bir nitelik olmak bakımından görüş, zihniyet.

Anlayışlı: 1- Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. 2- Hoşgörülü.

Anlayışsız: 1- Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdum duymaz, kalın kafalı, izanız, ferasetsiz, gabi. 2- Hoşgörüsüz.

Kaynak: Türk Dil Kurumu TÜRKÇE Sözlük.


Logged

 (Okunma Sayısı 180 defa) [1]
Gitmek istediğiniz yer:  
KullanıcıAraçlar

Ana Sayfa
Yardım
Ara
Takvim
Üye Listesi
İstatistikler
Giriş Yap
Kayıt



EnsonHaberler

Özgür Kalem içeriği giderek büyüyor!
Özgür Kalem yayın hayatına başladığı 17.06.2007 tarihinden bu yana gerek üye sayısı gerekse üye post'ları açısından giderek zenginleşmektedir. Katılımlarınızı bekleriz.
Burası sizin platformunuz.
Bu arada sürprizlere de hazırlıklı olmanızı tavsiye ederiz!..


SiteStats

372 Mesaj
354 Konu
43 Üye
Son üye: Aysel Eker

PHP ile Güçlendirildi
MySQL ile Güçlendirildi
XHTML 1.0 Geçerli!
CSS Geçerli!



StudioTurk IT & Design Services
Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Simplicity design by Bloc